Mimas'ın fısıltılarıyla sarmalanmış Karaburun Bozköy'de; taşın sadakati, ahşabın sıcaklığı ve toprağın cömertliğiyle el emeği yükselen zamansız bir mülk... Burası, "Mandala Studio Karaburun" adıyla onlarca sanatsal kayda ve konsere ev sahipliği yapmış, müziğin, ilhamın ve ruhun nefes aldığı kışkırtıcı bir yaşam alanı. Sadece bir gayrimenkul değil, doğanın kalbinde kök salacağınız ebedi bir sığınak.
Tamamen İzole ve Büyülü Bir Dünya: Çevrede sizi bakışlarıyla rahatsız edecek hiçbir komşunun bulunmadığı, kendinizle baş başa kalıp mahremiyetinizi sonuna kadar koruyacağınız, tam müstakil ve gözlerden uzak özel bir yaşam alanı.
Köyün Sıcaklığı, Denizin Nefesi: Köy hayatının samimi dokusuna ve günlük ihtiyaçlarınıza birkaç dakika mesafede; aynı zamanda denizin serin ve tuzlu esintisini hissedecek kadar kıyıya yakın, kusursuz bir konum dengesi.
Gelişmiş Olgun Meyve Bahçesi: Bahçesinde yetişmiş, her çeşitten olgun meyve ağaçlarının yer aldığı; toprağın bereketini, kokusunu ve lezzetini her mevsim cömertçe sunan yaşayan bir cennet.
Patili Dostlarımız İçin Doğal Mimari: Taş, ahşap ve doğal malzemelerin zarafetiyle inşa edilen bu özel mimari; evcil hayvanlarınızın hem geniş bahçede özgürce ve güvenle koşabileceği hem de iç mekanda sizinle huzurla yaşayabileceği dürüst bir habitat sunar.
Kapısından içeri adım attığınız an, yerel dere taşlarının dingin melodisiyle örülmüş altmış metrelik bahçe duvarları sizi dış dünyadan tamamen ayırır. Akşam güneşi batarken, on üç duvar üstü apliğin ve beş yeşil ağaç aydınlatmasının nazik ışıltısı, sekiz wallwasher'ın sahnelediği görsel şölenle birleşerek bahçeyi büyülü bir sahneye dönüştürür. Kayrak taşından döşenmiş yürüyüş yolları her adımda sizi keşfe davet ederken, verandanın önündeki kayrak taşı mandala evrenin ritmini ayaklarınızın altına serer.
Ceviz ve mahlep ağaçlarının etrafındaki taş adalar, gölgelerinde kaybolup ruhunuzu dinlendireceğiniz gizli köşeler sunar. Ihlamur kokuları, limonun tazeliği, zeytinin bilgeliği ve mor kokulu üzümlerin dans ettiği asmalarla bezenmiş bu bahçe; gelişmiş meyve ağaçlarıyla yalnızca bir yeşil alan değil, yaşayan bir şiirdir.
Dışarıdan bakıldığında gülen bir yüz gibi sizi karşılayan yapı, onaltıgen formuyla gelenekselin ötesinde bir hikaye anlatır. Verandası, krem rengi brandasıyla aydınlık ve ferah, asmaların serin gölgesiyle doğal bir zarafet sunar.
Yapının her bir detayı, sağlamlık ve sanatsallığın kusursuz uyumunu fısıldar. Elli santimlik tabla temelden yükselen bu onaltıgen mucize, üç ton demirle güçlendirilmiş betonarme iskeleti ve üst kattaki çelik konstrüksiyonlu ahşap yapısıyla, Karaburun'un ritmik doğasında sarsılmaz bir güven sunar. Dıştan içe çam lambri, su geçirmez membran ve ısı yalıtımlı köpükten oluşan "sandviç" duvarlar, dört mevsim boyunca içeriye huzuru hapseder. Bölgeden toplanan dere taşlarıyla örülen duvarlar, su itici harçları sayesinde rutubeti dışarıda bırakırken iç mekanlara doğal bir dokunuş katar.
İki metre seksen santim tavan yüksekliğiyle ferah bir nefes sunan alt kat, döküm kuzineli şömine sobanın davetkar ateşiyle ısınır. Sekiz santim kalınlığındaki, tek parça tik kütüğünden oyulmuş devasa sehpa, dört büyük dere taşının üzerinde yükselerek doğanın gücünü içeriye taşır. Onaltıgen geometriye kusursuzca uyan özel yapım ahşap divanlar dinlenmek için ideal köşeler sunar.
Bu katın kalbinde, el işçiliğiyle yapılmış onaltı köşeli bir mandala yer alır. Doğal traverten taşlarının ve zor işlenen tik ağacının birleşimiyle ortaya çıkan bu şaheser, merkeze yerleştirilmiş binlerce yıllık mağara sarkıtının kesitiyle evrenin zaman içindeki dönüşümünü fısıldar.
Güney cephesinden gün boyu güneşle yıkanan mutfak; masif tik ağacından tezgahları, çam ağacından dolapları ve zeytin dallarıyla süslü seramik kulplarıyla her dokunuşta doğal bir miras sunar. Zeytinyağı, terebentin ve balmumundan oluşan doğal cilasıyla, kimyasallardan arınmış, sağlıklı bir mutfak deneyimi yaşatır. Franke marka ankastre set ile donatılan bu alan, el işçiliği paslanmaz çelik davlumbazı ve modern buzdolabı ile tamamlanır.
Masif çam ağacından bir sanat eseri gibi yükselen kapısı ve tik ağacından eşiğiyle başlayan banyo alanı; yedi santim kalınlığındaki çam tezgahı ve masif dolaplarıyla bütünleşir. Ahşap ızgara perdeyle ayrılan duş bölgesi, tik ağacından sabit oturma yeriyle hamamvari bir arınma ritüeli sunar. Banyodaki traverten karolar ve duş alanındaki traverten mandala, toprağın dinginliğini ıslak hacme taşır.
On altı direkli, geometriyi tamamlayan çatısıyla bu kat gökyüzüne açılan bir kapıdır. Çatı pencereleri ve merkezdeki sekiz köşeli pencere, geleneksel "Yurt" formunun bacasını temsil ederek köklerinize dönme çağrısı yapar.
Merkezde altı buçuk metre tavan yüksekliği, kusursuz akustiği ve 360 dereceye yayılan Uzundere vadisi manzarasıyla burası elli metrekarelik özel bir yaratıcılık alanıdır. Tavandan iplerle bağlı dört kişilik pendulum yatak, beşikvari bir uyku deneyimi sunarken, istendiğinde tavana çekilerek mekanı tam yuvarlak oda formuna kavuşturur.
Yaklaşık 15 m²'lik ekstra alan sunan Asma Kat ise çatı penceresinin altına konumlanmış yatağıyla, uyumadan önce yıldızların sonsuzluğunu izleme ayrıcalığı vaat eder.
Sanatı, doğayı, zarafeti ve yüksek mahremiyeti bir yaşam biçimi olarak benimseyenler için tasarlanmış bu eşsiz mülkün yeni sahibi olmak ve şiirsel dünyayı keşfetmek üzere bizimle iletişime geçebilirsiniz.
RANDEVU VE DETAYLI BİLGİ İÇİN:
BULUT DENİZ ESENYEL
0532 059 92 05
Startkey Premium Gayrimenkul
*Startkey Premium Gayrimenkul ofisinin tek yetkili portföyüdür.
* Taşınmaz Ticareti Yetki Belgesi Numarası : 3505167
* Yönetmelik gereğince yer gösterim formu imzalatılarak sunum yapılabilmektedir.
* Detaylı bilgi ve yer gösterim sunumları için iletişime geçiniz.